Download Şevket Pamuk - Osmanlı-Turkiye İktisadi Tarihi 1500-1914 PDF

TitleŞevket Pamuk - Osmanlı-Turkiye İktisadi Tarihi 1500-1914
File Size6.7 MB
Total Pages236
Document Text Contents
Page 1

B
H

İ

Osmanlı-T ürkiye
iktisadı Tarihi

1500-1914 ^

Page 2

PROF DR ŞEVKET PAMUK Boğaziçi Üniversitesi Atatürk ilkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü ve Ekonomi
Bölümü Agrctım üyesidir, Robert Lisesini ve Yale Üniversitesi’ni bitirdi. İktisat dalındaki doktorasını KaJi-
fomiva-BerkeSey Üniversitesinden aldL Türkiye'de ve yurtdışında pek çok üniversitede öğretim üyeliği yap­
tı Osnıanlı-Türldyt iktisat tarihi üzerine çeşitli dillerde pek çok makalesi ve kitabı vardır. Osmanii ekono­
misi Ü2cnne yazdığı ilk kitap olan Osmmlı Ekonomisinde Bdgımltlth ve Büyüme, 1820-1913 (1984) Ingilte­
re'de de yayımlandı. Daha sonra tamamladığı Osmanlı tmparaıotiuğu'nda Paranın Târihi (1999} başlıklı kita­
bı Türkiye’de, ABD'de ve İngiltere'de ödüller kazandı. 8u kitap Arapça'ya da çevrilerek Lübnan'da yayımlan­
dı (2004). Prof Dr. Süleyman Ûzmucur ile birlikte hazırladıkları “Osmanlı imparatorluğunda Ücretler,
1489-1914" başlıklı çalışma ABD İktisat Tarihçileri Demeği nin 2002 yılı En İyi Makale Ûdûlü’nû kazandı.
Pamuk 1999 yılından bu yana Dünya İktisat Tarihi Demeği nin Yönelim Kumlu üyesidir. 2003-2005 döne­
mi için Avrupa İktisat Tarihçileri Demeğinin başkanlığına seçilmiştir.

100 S oru d a O sm an U -T û rkiye ik t is a d i T arih i 1 5 0 0 -1 9 1 4 adıyla

G erçek Yayınevi, 1 9 9 9 (5 bask ı)

K K itaplığı, 2 0 0 3 (1 baskı)

İletişim Yayınlan 1 1 1 0 • A raştırm a-ln celem e D izisi 18 9

ISB N -13; 9 7 8 -9 7 5 -0 5 -0 3 5 5 -9

© 2 0 0 5 İletişim Y ayıncılık A. Ş.

1 BA SKI 2 0 0 5 , İstan bul (1 0 0 0 adcO

2. BASKI 2 0 0 5 , İstanbul (1 0 0 0 adet)

3. BASKI 2 0 0 7 , İstanbul (5 0 0 adet)

4 . BASKI 2 0 0 7 , İstanbul (1 0 0 0 adet)

DİZİ KAPAK TASARIM? Û m il Kıvanç

KAPAK Suat Aysu

KAPAK FOTOĞRAFI Levni, Sum am e, “E sn af alayı: İbrişim ciler,
demirciler, gem iciler, seraserciler, saraçlar”

KAPAK FtîJ-fl Mat Yapım

UYGULAMA Hüsnü Abbas

DÜZELTİ Serap Yeğen

MONTAJ Şahin Eyilm ez

BASKI « CİLT Sena Ofset

i le t iş im Y a y ın la n

binbirdirek Meydanı Sokak iletişim Han No, 7 C ağaloğlu 3 4 1 2 2 Istanbul
T«l 21 2 51 6 2 2 6 0 -6 1 -6 2 « Faks: 2 1 2 .5 1 6 12 58
e-maU ıleu um & üeiısım .com .ır • w eb w w w .ileiisim .com .tr

http://www.ileiisim.com.tr

Page 118

Bunalımın Ekonomi ve Toplum Üzerindeki Etkileri

13

Bunalım ve tımar düzeni

Malî bunalımın ve 16. yüzyılın ikinci yarısında ağırlığını duyuran diğer ge­

lişmelerin ekonomi üzerindeki en önem li son u cu , tım ar düzeninin çö­

zülmesi olmuştur. Bir yandan sipahi ordusunun etkinliği azalırken, bir yan­

dan da merkezî hâzinenin parasal gelir gereksinim leri artın ca, m erkezî dev­
let tanmsal artığa doğrudan el koymanın yollarını araştırm aya başladı.

Fiyaı Devrimi’nin etkisiyle sipahilerin tanm sal üreticilerden nakit olarak
topladıklan çift resmi gibi vergiler erozyona uğramaktaydılar. M erkezi dev­

let, söz konusu vergilerin m iktarlannı anan fiyatlarla birlikte sık sık yeni­
den düzenlemek yerine başka b ir yola başvurdu. Savaş gibi olağanüstü du­
rumlarda merkezî devletin doğrudan doğruya topladığı avanz-ı divaniyy*
ve tekâlif-i örfiyye gibi vergileri sık sık talep etmeye başladı. Bu vergilerin
miktarları daha önceden belirlenm iş olmadığı için , uygulamada devlet her
yıl anan miktarlar isleyebiliyor, malî bunalım ın yoğunlaştığı yıllarda devle­
tin reaya üzerindeki baskıları daha da artıyordu. Bu gelişm eler karşısında
yalnızca reaya değil sipahiler de güç duruma düştüler; yoksullaşmaya, sa­
vaş sırasında orduya katılmamaya ya da asker gönderm em eye başladılar-
Yüzyılın sonlarına doğru, gelirleri iyice azalan kimi sipahiler tımarlarını
terk etmeye başladılar.

Merkezi devletin tanmsal artığın daha büyük bir bölüm üne doğrudan el
koyma çabalarının ikinci ve uzun dönemde daha önem li sonucu ise, dirlik
düzeninin ya da tımar sisteminin gerilemesi ve iltizam düzeninin tarımsal

122

Page 119

kesime yayılması olmuştur. 16. yüzyıl ve öncesinde merkezî devietm tica­
retten, kentlerdeki üretim faaliyetlerinden ve diğer kaynaklardan aldığı ver­
gilerin bir bölüm ünün toplanması işini devlet açık artırma yoluyla mülte­
zim adı verilen aracılara bırakıyordu. Mültezimlerin amacı devlet adına
vergi toplama işinden kâr sağlamaktı. Açık artırmayı kazanan mültezim,
devlete belirli bir m iktar para ödemeyi taahhüt eder, bu miktarın daha faz­
lasını da vergi kaynağından toplardı.

Sipahilerin askerî önem leri azalıp, merkezî hâzinenin para gereksinimleri
artınca, iltizam düzeni tanm sal kesimde de yaygın olarak uygulanmaya
başlandı. D ördüncü Bölüm ’de aynnulı olarak inceleyeceğimiz bu yöntem,
sipahiyi devreden çıkan yor ve tanmsal üreticileri en kısa zamanda en çok
kâr amacıyla vergi toplayan mültezimlerle karşı karşıya bırakıyordu.

Çiftlikler

Tımar düzeninin çözülm eye başlamasıyla birlikte çiftlikler, tanmsal kesini'
de yeni bir eğilim , yeni b ir üretim birimi olarak varlıklarım duyurmaya
başladılar. T ım ar topraklarının üzerinde kurulmaya başlanan bu yeni bi­

rimleri incelem eye geçm eden önce, çiftlik deyiminin kökenlerine ve kulla­
nılış biçim lerine kısaca göz atmak yararlı olacak.

Çiftlik deyim ine en yaygın biçimiyle tımar düzeni çerçevesinde rastlan-
maktaydı. Bir reaya ailesinin bir çift öküz kullanarak işleyebileceği kadar
toprağı olan ve tım ar düzeni çerçevesinde Osmanh tanıtımın temelini oluş­
turan üretim birim ine, reaya çiftliği adı verilmekteydi. Devlet mülkiyetin­
deki miri topraklar üzerinde kurulan reaya çiftliklerinin sayılan milyonları
buluyordu.

Öte yandan, Osm anh Devleti’nin kuruluş dönemlerinden başlayarak çift­
lik deyimi özel m ülkiyet altındaki büyük tarımsal işletmeler için de kulla­
nılmıştır. Bu tür çiftlikler önceleri mevat adı verilen boş ya da terk edilmiş
topraklarda ortaya çıktı. Hem ekonomiyi canlandırmak, hem de vergi gelir­
lerini artırmak am acıyla merkezî devlet, bu topraklann üretime açılmasını,
o dönemin deyimleriyle, şenlendirilmesini ya da ihya edilmesini destekle­
mekteydi. Şenlendirilen topraklar, şeriata uygun biçimde, özel mülk olarjk
tanınıyor ve m ülk sahibine temlikname denilen bir belge veriliyordu. Bu
özel çiftliklerde reaya aileleri ortakçı olarak çalıştıktan gibi, köleler veya or­
takçı kullar da kullanılıyordu.

Tımar düzeninin çözülmeye başlamasından sonra yaygınlık kazanan çift­
likler ise daha farklı gelişmeler sonunda ortaya çıktılar, İltizam düzeninin
lanmsal kesimde yayılmaya başlamasından sonra, mültezimler önce reaya

m

Page 235

deleler, pazarlıklar vc uzlaşmalar yoluyla ilerledi. Merkezî devlet, gücünün
yettiği ölçüde, bu süreci etkilemeye ve yönlendirmeye çalıştı.

M erkezi devletin hem iç unsurlar hem de dış müdahaleler karşısında gü­
cünü koruyabilmesi, bizi Osmanh döneminden kalan mirasın ikinci özgül
boyutuna getiriyor. Anadolu’daki tanmsal yapılarda küçük üreticiliğin öne­
mi. Tarımsal kesimde yaygın bir küçük üretici kitlesinin varlığı m erkezî
devlet için tanmsal anığa el koymanın en elverişli koşullarını oluşturuyor­
du. M erkezî devlet, hem malî tabanını korumak hem de taşrada toprağa
bağlı yerel unsurların güçlenmesini engellemek am acıyla, 19. yüzyıl bo­
yunca, küçük üreticileri b ir yandan vergilendirirken öte yandan da büyük

toprak sahiplerine karşı destekledi.
Tanmsal yapılarda küçük üreticiliğin önemini koruyabilm esinin önemli

bir diğer nedeni de Anadolu’daki insan ve toprak dengeleridir. 19. yüzyılda
Anadolu’da ekilebilir toprakların sınırlanna ulaşılmamıştır. Toprağın göreli
bolluğu ve emeğin göreli kıdığı sürmüştür. Bu koşullarda küçük ve orta öl­
çekli işletm elerin büyük çiftlikler karşısında varlıklarını koruyabilm eleri
daha kolay oldu. Ö te yandan, im paratorluktan ayrılan bölgelerden göç
eden nüfus, aile işletm eleri çerçevesinde, boş topraklara yerleştirilin ce,
hem tanmsal üretimde önemli artışlar görüldü, hem de küçük ve orta ö l­
çekli işletmelerin konumu güçlendi. 19. yüzyıl boyunca iç ve dış pazarlara
yönelik tanmsal meta üretiminin bûyûk b ir bölümü bu işletm eler tarafın­
dan gerçekleştirildi.

Sonuç olarak, Osmanh döneminden 20. yüzyıl Türkiye'sine devredilen
mirasın temel özelliklerini iki kümede toplamak mümkün, Bir yanda, tarı­
ma dayalı ve dış ticarete açılmış yapılar, Bu özelliklerin 20. yüzyıl başlann-
daki azgelişmiş ülkelerin pek çoğunda görüldüğünü biliyoruz. Öte yanda
ise güçlü merkezî devlet, siyasal bağımsızlığın kaybedilmemiş olm ası ve
hem kırlarda hem de kentlerde küçük üreticiliğin ağır bastığı yapılar. Bu
özellikler Osmanlı toplumunu ve ekonomisini dönemin pek çok azgelişmiş
ülkesinden ayırıyor, Osmanlı m irasının özgül boyutlarını oluşturuyor.
Cumhuriyet Türkiye’sinin devraldığı yapıları anlamaya çalışırken, her iki
küme üzerinde de durmak gerekiyor.

K A Y N A K L A R V E E K O K U M A

O sm a n O kyar, “A N ew L o o k at th e P rob lem o f E co n o m ic G ro w th in ih e O tto n ıa n E m -
p ıre , 1 8 0 0 -1 9 1 4 " , The Jo u rn al o f E u rop ean E con om ic H istory , 1 9 8 7 , s . 7 -4 9 .

Vedat E İd em , O sm anlı İm paralorlugu’nun /htisadJ S a r ı la n H aftkında B ir Telkih. 1$ B an k a­
sı Y a y ın la n , İstan b u l, 1 9 7 0 .

242

Page 236

jletişim 'den_____ JİİİI:

Araştırma-İnceleme Dizisi

İkinci Meşrutiyet Basınında
imge ve Emperyalizm; 1908-1911

Palmira Brummett
Çev. AYŞEN A N A D O L / 5 6 3 SAYFA

Kent, Aile, Tarih
Alan Duben

Çev. LEYLA Ş İM Ş E K / 2 2 2 SAYFA

Türkiye’de Devlet ve Sınıflar
Çağlar Keyder

3 0 0 SAYFA

Türkler, Türkiye ve İslâm
Ahmet Yaşar Ocak

190 SAYFA

Memâlik-i Osmaniye’den
Avrupa Birliği’ne

Çağlar Keyder
2 4 6 SAYFA

Similer Documents