Download Oscar Wilde-Nar Evi PDF

TitleOscar Wilde-Nar Evi
File Size2.0 MB
Total Pages140
Document Text Contents
Page 70

5
� Oduncu, "Doğru söylüyorsun, " diye yanıtladı .

� "Ama ormanda bulduğum zaman ben sana acımıştım. "
;:; Dilenci kadın bunu duyunca tiz bir çığlık atarak

yere düşüp bayıldı . Oduncu onu evine götürdü, karısı

da kadıncağızın bakımını üstlendi. Kadın kendine ge­

l ince önüne yiyecek, içecek koydular, rahatına

bakmasını söylediler.

Ama o ne yedi, ne de içti . Oduncuya dönerek,

"Sen o çocuğu ormanda bulduğunu söyledin, değil

mi?" diye sordu. " Bundan tam tamına on yıl önceydi,

değil mi?"

"Öyle, " diye yanıtladı oduncu. "Ormanda buldum

onu, hem de tam tamına on yıl önce . "

Kadın, "Peki, üzerinde ne gibi işaretler bul­

dun?" diye sordu. "Boynunda kehribar bir zincir yok

muydu? Kendisi de yıldız nakışlı sırma bir pelerine

sarılmamış mıydı?"

Oduncu, "Gerçekten de senin dediğin gibiydH"

diye yanıtladı . Pelerinle kehribar zinciri kaldırmış

olduğu sandıktan çıkarıp kadına gösterdi .

Bunları görünce kadın sevincinden ağlayarak, "O

benim ormanda yi tirdiğim oğulcuğumdur, .
,

dedi .

"Yalvarırım, hemen çağır, buraya gelsin çünkü onu

bulmak için dünyayı dolaştım . "

Bunun üzerine oduncu ile karısı dışarıya çıkıp

Yıldız çocuk'u çağırdılar. " Eve git, orada seni bekle­

yen anneni bulacaksın, " dediler.

Page 71

O da içi büyük bir sevinçle dolarak içeri koştu .

Ama orada bekleyen kadını görünce dudak büküp

gülerek, " Ee, annem nerede?" diye sordu. "Şu iğrenç

dilenci kadından başka kimse görmüyorum ben bu­

rada. "

Kadın, "Senin annen benim, " dedi .

Yıldız Çocuk, "Sen delirmişsin�" diye ateş püs­

kürdü. "Yoksa böyle konuşmazdın. Senin oğlun falan

değilim ben; çünkü sen dilencinin biris in, hem de çir­

kinsin, paçavralar içindesin. Hemen git buradan, git

de o pis suratını bir daha görmeyeyim. "

"Yok, yok, sen gerçekten de benim ormanda

doğurduğum oğulcuğumsun, " diye hıçkırarak diz­

lerinin üstüne çöküp kollarını ona doğru uzattı ka­

dın. " Eşkıyalar seni benden çaldılar, sonra da ölmeye

bıraktılar. Ama ben seni görünce tanıdım, işaretlerini

de biliyorum, sırma kumaştan pelerinle kehribar zin­

cir. Bu yüzden yalvarırım, benimle gel çünkü seni

bulmak için dünyayı dolaştım. Gel benimle, oğlum

çünkü senin sevgine ihtiyacım var. "

Ne var ki Yıldız Çocuk yerinden bile kıpırdamadı,

yüreğinin kapısını kadına kapadı. Şimdi kadıncağızın

acı acı ağlamasından başka ses duyulmuyordu .

En sonunda çocuk konuştuğunda sesi haşin

ve hınçlıydı : "Gerçekten benim annemsen keşke

uzakta kalsaydın da buraya gelip beni utandır­

masaydın. Çünkü ben bir Yıldız'ın çocuğu olduğumu

ro
u

69

Page 139

Onlar da, "Ne çiçeği olduklarını bilmiyoruz, "

diye yanıtladılar. "Çırpıcılar Tarlası 'nın köşesinden

topladık. "

Bunu duyunca Papaz ürperdi, kendi evine döndü

ve duaya durdu.

Ertesi sabah da keşişler ve çalgıcılarla, mum ve

buhurdan taşıyan çocuklarla, koca bir kalabalıkla

birlikte yola düzülerek deniz kıyısına vardı, denizin

ve denizin içindeki tüm varlıkları kutsadı . Orman

içinde oynaşan küçük yaratıkları, yaprak aralarından

bakan boncuk gözlü şeyleri bile kutsadı . Bunu gören

insanlar hayret ve mutluluğa kapıldılar. Ne var ki

ondan sonra Çırpıcılar Tarlası 'nın o köşesinde bir

daha hiç çiçek açmadı, toprak gene eskisi gibi çorak

kaldı . Deniz Halkı da eskisi gibi koya gelmiyordu,

çünkü denizin uzak bir kuytusuna gitmişlerdi.

-�
er'.
<(
z

"'
u

Similer Documents