Download Nasreddin Hoca - Pertev Naili Boratav PDF

TitleNasreddin Hoca - Pertev Naili Boratav
File Size7.5 MB
Total Pages352
Document Text Contents
Page 2

N A S R E DD İ N
H O C A

Page 176

PERTEY NAİLİ BORATA V

201 his.

Nasraddin Hace bir gün Ka'beye varur. Kapusınun halkasına
yapışur, çalar. Aydur ki: "Tanrım! Aç. Evünde misin?" der. Bir ha­
dim 'Arab gelüp buna: "Bire küfürgah!" der. Hace aydur: "Eğer kü­
fürgah olaydım benüm de senin gibi yüzüm kara olurdı." der.

202.

Nasraddin Hace sarırusağı gündüz diker, gece çıkarup başı al­
tında saklardı. Bir gün Haceye aydur/lar/: "Neçün böyle edersin?"
derler. Hace aydur: "Her kişinün rızkı başı altında gerek." der.

203.

Nasraddin Hice'ye aydurlar: "Neçün bu dünyanun halkı o ya­
na, bu yana giderlerdür? Cümlesi bir cinibe gitmezler?" derler. Ha­
ce aydur: "Eğer bir canibe gidelerdi, dünya ol tarafa devrilürdi." de­
mış.

204.

Nasraddin Hice bir yere konuk olur. Ta'am getürüp yendük­
den sonra ayıtdılar: "Hace! Bize bir tebareke suresin oku!" derler.
"Heman bizi tebarekeye sıkman, ilahi söyleyelüm." der.

205.

Nasraddin Hace bir gün kuyudan su çekerken kuyu içinde, me­
ğer ramazan on beşi idi, ayı gördi. "Bolay ki gözüme giresin!" dedi.

176

Page 177

NASREDDIN HOCA

206.

Bir gün Hoca konşuluğında bir eşek alup dağa oduna giderken
yolda bir taşkın çaya uğrayup üzerinden geçerken akındı eşeği to­
parlayup alup gider. Hoca çare edüp eşeği kurtaramaz. Ol kasavet
ile eve gelüp otururken eşek sahibi gelüp Hoca'dan eşeğin ister. Ho­
ca aydur: "Fülan çaydan geçerken eşeği akındı alup gitdi." / ... . /

Kadi Hoca'dan şahid ister. Hoca aydur: "A Efendi! Ol zaman­
da hazır ademler olaydı, kimi eşeği başından, kimi kuyruğından, ki­
mi ayağından tutup kurtarurlardı." der.

207.
Ms. Brit. Mus. No. 105

Bir gün Hoca hanesine birkaç danişmend müsafir getürür. Eve
geldikde bunları kapuda koyup içerü girer. Hatunına haber verüp:
"Ta'am var mı?" dedikde hatun dahı: "Behey Efendi'. Evde od yok,
ocak yok, bişürecek bir dane yok." deyü cevab verür. Pes Hoca dahı
der ki: "Ey hatun'. Var, danişmendlere: 'Hoca evde yok' deyüver,
gitsinler." Avrat dahı çıkup: "Ey Efendiler! Hoca evde yokdur." de­
dikde anlar dahı: "Be canım! Hoca şimdi bizimle geldi, içerü girdi."
derler. 'Avrat 'aciz olup sükut eder. Hernan Hoca içerüden: "Bire
cihiller'. Ca'izdir ki bir evin iki kapusı olup birinden girüp birinden
çıkup gide." deyü cevab verür.

207 bis.

Bir gün Hoca taşradan gelüp görür: Haturu bir büyük taneara
ateş üzerine koyup kaynadur. Hoca sandı ki karı ölmişleri canıçün
aş pişürür. Evden taşra çıkup imam ve mü'ezzin ve cemi'ta haber
eder: "Evde ta'am pişürmişler. Gelün, varalum yeyelüm." Cema'at:
"Hoş!" deyüp Hoca ile eve gelürler. Hoca aydur: "Siz kapuda du­
run. Ben içerüye gireyim; ta'am olduysa haber vereyim." deyüp Ho­
ca içerüye girüp görür meğer karı iplik kaynadur imiş. Açmaz, kor.

1 77

Page 352

. . . "Nasreddin Hoca'yı böyle bilmezdik". Bu cümle,

ufk.umuzda, "biz Hoca'yı böyle i stemiyoruz"un bir çevirisi

olarak belirdi aslında. Karagüz metinlerinde oldu�ru gibi

ayıklanmış, aklanıp paklanm ış, bu yoldan yükü atılmış bir

"corpus"te uzlaşılmasıydı amaç; aşırılık fazlalıktı, halk

kaynaklı bir bilgeliğin halkı korumak, ola ki kendinden

korumak için törpülenmesiydi hedeflenen. Boratav'ın

ulaştığı elyazınaların a şüpheyle bakan lar gördüm,

duydum.

Tersine, kök kültürün açığa çıkarılmış bu boyutundan

gönenç duymak gerekmez miydi ? Yakası açılmadık

Carmina Burana şarkıları nın, Vii inn'un ağzıbozu k

şiirlerinin, Gargantua'da patlayan şen bilim dilinin bir

karşılığının bu topraklarda da duyulmuş, yay ıl m ış

oldu�runu öğrenmekten bir gurur payı çıkaramaz mıydık'?

Olduysa bile, akıl erdiri lmesi güç bir suskunluk eşliğinde

olmuş olmal ı : Boratav'ın Nasreddin Hoca'sıyla i lgi l i , on yıl
içinde dişe dokunur bir yorum, bir çözümleme­

değerlendirme girişim ine rastlamadım.

. . . Nasreddin Hoca: Zaman zaman ne kadar çağdışı

kaldığımızı gösteren çağdaşı mız değil midir?

. . . Boratav'ın Nasreddin Hoca's ı , kültür birikimimizi n bir
avuç temel , kaynak metni içindeki yerinden bakıyor: Hiz
onu görebilecek m iyiz, gözgöze duracak yürekli l iği

gösterebilecek miyiz - bu karş ı laşmadan kazanıınlı çıkıp

çıkmamak hala elim izde.

Similer Documents