Download İÜ SOSYOLOJİYE GİRİŞ E-KİTAP PDF

TitleİÜ SOSYOLOJİYE GİRİŞ E-KİTAP
File Size1.0 MB
Total Pages133
Table of Contents
                            _GoBack
1.Hafta e-Ders Kitap Bölümü
2.Hafta e-Ders Kitap Bölümü
3.Hafta e-Ders Kitap Bölümü
4.Hafta e-Ders Kitap Bölümü
5.Hafta e-Ders Kitap Bölümü
6.Hafta e-Ders Kitap Bölümü
7.Hafta e-Ders Kitap Bölümü
8.Hafta e-Ders Kitap Bölümü
9.Hafta e-Ders Kitap Bölümü
10.Hafta e-Ders Kitap Bölümü
11.Hafta e-Ders Kitap Bölümü
12.Hafta e-Ders Kitap Bölümü
13.Hafta e-Ders Kitap Bölümü
_GoBack
_GoBack
_GoBack
_GoBack
_GoBack
_GoBack
_GoBack
_GoBack
_GoBack
_GoBack
_GoBack
_GoBack
                        
Document Text Contents
Page 1

Doç.Dr.Yücel BULUT

SOSYOLOJİYE GİRİŞ

SOSYOLOJİ

Page 2

1.Hafta e-Ders Kitap Bölümü

Page 66

Bütün hayatının çalışma konusunu özetleyen –konuşma olarak düşünülmüş- bu yazısında Goffman, etki-
leşim düzenini kendi başına bağımsız bir alan olarak ele alma girişiminde bulunur. Yazıda, etkileşim dü-
zeninin en küçüğünden en büyüğüne kadar temel birimlerini ve tekrar eden yapı ve süreçlerini özetler: (1)
Kişiler (tek, çift, sıralar, olaylar ya da kuyruklar halinde); (2) Temaslar (fiziksel olarak aynı yerde bulunmak,
telefon konuşması ya da mektuplaşma); (3) karşılaşmalar (bilinçli olarak bir arada bulunan katılımcılar); (4)
platform gösterileri (konferans, resmi bir toplantı, bir tiyatro ya da müzik gösterisi); ve (5) kutlama ile ilgili top-
lumsal gereklilikler.

Wallace ve Wolf’a göre “Goffman’ın toplumbilimine bıraktığı miras, başkanlık konuşmasının sonunda, etki-
leşim düzeni üzerinde yapılacak olan araştırmaya yeni bir yön göstermiş olmasıdır. Meslek hayatının önemli
bir kısmını, itaat etme durumunda olan insanlar, ayrıcalığı olmayan gruplar üzerinde odaklanarak, hak-
sızlığa uğramış kimseleri incelemekle geçirmiş olan Goffman farklı bir şey tavsiye etmektedir. Toplumbi-
limcilerin, ‘kurumsal yetkilere sahip olan –polis, general, hükümet üyeleri, ebeveynler, erkekler, beyazlar,
ulusçular, medyacılar ve gerçekliğin yorumlarına resmî bir karakter verebilecek mevkilerde olanların fayda-
lanmakta oldukları toplumsal düzenlemelerin destek beklemeden çözümlemelerini’ yapmalarını istemekte-
dir.

Burada Goffman, toplumsal düzende ve toplumsal gerçekliğin yönetiminde güç alemine hitap eder. İtaat
etme durumunda olanlar ile emretme durumunda olan bireyler arasında tekrarlanan etkileşim örüntülerini
anlamak için toplumbilimcilerin dikkatlerini bu ikincisinin dünyasına çevirmelerini ister. Bu tavsiyesinde,
toplumumuzda iktidar mevkilerinde bulunan kimselerin incelenmesi çabasında, mikrososyolojik araştırma-
cıları, çatışma kuramcıları için bir anahtar kavram olan güç ilişkileri ile ilgilenmeye zorlamaktadır. Son çö-
zümlemede bu, toplumbilimi çözümlemesinin mikro ve makro düzeyleri arasında köprü kurmaya doğru bir
çaba olabilir.”8

Netice olarak, sembolik etkileşimcilik, esas itibariyle, Simmel’in ifadesiyle ‘toplumun atomları’ arasındaki
etkileşim üzerine odaklanan bir toplumsal psikolojik bakış açısı olarak tanımlanabilir. Bunun sonucu olarak in-
san davranışlarının dondurulmuş bir fotoğrafı yerine hareketli bir resmi, tepeden bakış yerine yakın çekim
bir resmi olarak görülebilir.

Sembolik etkileşimcilik, sosyolojinin ana alanında olan bir yaklaşım olarak kabul edilmez; fakat son yir-
mi otuz yılda marjinallikten daha fazla kurtulmaya, pek çok çekirdek kavramı kabul görmeye başlamıştır.
ABD’de kurulan bazı dernek ve yayınlanan dergilerle birlikte sembolik etkileşimcilik yeniden canlanmaya
başlamış görünüyor. Öznel anlama ve yapıya karşılık, sürece birinci derecede önem veren bir yaklaşım, başka-
sının gözünden görülen başkasının dünyasını yakalamaya çalışan bir metodoloji ile bir arada, başka türlü cevap-
lanması zor önemli sosyolojik sorular sormakta ve bu yönüyle de ilgi görmektedir.

8 Wallace ve Wolf, a.g.e., s. 279.

Page 67

Okuma Önerileri

Sosyal teoride yaşanan gelişmeler ve tartışmalar hakkında kapsamlı bir tartışma, Derek Layder’in Sosyal
Teoriye Giriş (çev. Ümit Tatlıcan, İstanbul: Küre Yay., 2006)’da bulunabilir. Stephen S. Turner’in derlediği Sos-
yoloji ve Sosyal Teori: Klasikler ve Ötesi (İstanbul: Küre Yay., 2008), günümüz sosyologlarının klasik sosyal teo-
riyle ilişkilerinin nasıl olması gerektiğine ilişkin, klasik sosyal teorisinin tenkidini ve çağdaş bazı sosyal teori
örneklerinin derinlikli irdelemelerini içeren birçok önemli yazı içermektedir.

Ruth A. Wallace ve Alison Wolf’un birlikte kaleme aldıkları Çağdaş Sosyoloji Kuramları: Klasik Geleneğin
Geliştirilmesi (künyesi dipnotta verilmiştir), derli toplu ve faydalı bir çağdaş sosyoloji teorileri tarihidir.
Martin Slattery’nin Sosyolojide Temel Fikirler (onun da künyesi metin içerisinde dipnotlarda verilmişti) klasik
ve çağdaş pek çok sosyal teori ve sosyolog hakkında faydalı ve özet değerlendirmeler içerir.

Klasik sosyal teori içerisinde yer almakla birlikte bu bölümde adından daha çokça söz ettiğimiz Georg Sim-
mel’in düşünceleri için; kendisine ait Modern Kültürde Çatışma (çev. Elçin Gen, Nazile Kalaycı ve Tanıl Bora,
İstanbul: İletişim Yay., 2003), Tarih Felsefesinin Problemleri (çev. Gürsel Aytaç, Ankara: Doğu-Batı Yay., 2008)
ve Bireysellik ve Kültür (çev. Tuncay Birkan, İstanbul: Metis Yay., 2009) başlıklı çalışmalar ve Werner Jung’un
–Simmel üzerine kaleme aldığı- Georg Simmel: Yaşama, Sosyolojisi, Felsefesi (çev. Doğan Özlem, İstanbul:
Anahtar Kitaplar, 2001) başlıklı eseri önemlidir.

Pierre Bourdieu, son zamanlarda eserleri dilimize kazandırılan düşünürlerden bir tanesidir. Hakkında ya-
zılan yazılardan oluşan Ocak ve Zanaat (Pierre Bourdieu Derlemesi) (Alim Arlı ve ark. (eds.), İstanbul: İletişim
Yay., 2007) onun hakkında yeterince malumat vermektedir.

Page 132

Okuma Önerileri

Daha önceki derslerde künyelerini vermiş olduğumuz E. Mine Tan’ın, Joseph Fichter’in, Anthony Gid-
dens’ın ve John J. Macionis’in kitaplarının toplumsal hareketlilik ile ilgili bölümlerine bakılabilir.

Page 133

Çalışma Soruları

1. “Anthony Heath, yapmış olduğu toplumsal hareketlilik araştırmasında, profesyonellerle yöneticilerin
kızlarının yarısından fazlası, rutin büro işlerinde çalışmaktaydı; bunların % 8’den fazla olmayan bir
bölümü, babalarının konumuna benzer bir düzeydeki konumlara erişebiliyorlardı. Mavi yakalı evler-
den gelen kadınların yalnızca % 1,5’ine bu tür işlerde rastlanmaktaydı (% 48’i rutin büro işlerinde çalı-
şılıyor olsalar da).”

Heath’in araştırmasından elde ettiği sonuçların bir kısmını anlatan bu paragraftan hareketle profesyo-
nel ve yöneticilik işlerinde kadınlar için bir fırsat açıklığından mı yoksa kapalılığından mı söz edilebi-
lir? Tartışınız.

2. Çok çalışarak herkesin başarıya ulaşabileceği düşüncesi sizce ne kadar doğrudur? Tartışınız.

3. Sınıf farklılıklarının bu yüzyılın büyük bir sorunu olduğunu düşünüyor musunuz? Sebeplerini tartışı-
nız.

4. Sizce Türkiye’deki gençler gelecekteki yaşamlarına ilişkin neler düşünüyordur? İyimser midirler, kö-
tümser midirler? Tartışınız.

Similer Documents