Download Egon Friedel - Antik Yunan Kultur Tarihi PDF

TitleEgon Friedel - Antik Yunan Kultur Tarihi
File Size7.4 MB
Total Pages312
Document Text Contents
Page 1

ANTİK YUNAN’IN
KÜLTÜR TARİHİ

EGON FRIEDELL

DOST

Page 2

yaşam & kültür

B u dizi Zehra A k su Y ılm azer’in yönetim inde
hazırlanmaktadır.

Page 156

İONYA BAHARI 1 55

ve Hellen gibi diğer pek çok Hint-A vrupa halklarının da kutsal
saydığı bir meşe ağacıdır. En eski Yunan tapmağı olan
D odona’da Z eus’un meşe ağacı dikiliydi; yapraklarının hışırtısı
ve dallarında yuvalanm ış kutsal güvercinlerin uçuşu geleceğe
dair haberler verirdi. Bunun dışındaysa, akla gelebilecek her
türlü etkinlik ve olayın kendi tıum ina*sı vardı: Örneğin, tarlanın
ilk sürülüşü için Vervactor, İkincisi için Redarator, üçüncüsü
için İmporcitor; tahılın getirilişi için Convector, ambarlanışı
için Conditor ve kullanım a sunulması için de Promitor;
Ossipago, çocukların kemiklerini sertleştiren tanrıdır; Statili-
nus, çocuklara ayakta durmayı, Fabulinus da konuşmayı öğre­
tir. Veba, açlık, humma, tarla yangını gibi belaların da özel tan­
rıları vardır. En önemli ahlaki ve siyasî kavram lar da aynı bi­
çimde kişileştirilm işlerdir: Spes ve Fides, Pietas ve Aequitas,
Concordia ve Clementia, Salus ve Victoria. Köylüler için sınır
taşlarının tanrısı olan Term inus’un önemi büyüktür, bu tanrının
onuruna her yıl bir şenlik, Term inalia düzenlenirdi. Ekin tanrısı
Saturnus’un onuruna bizdeki Noel kutlamalarına benzer
Saturnalia şenlikleri yapılırdı. A ralık ayının ikinci yarısına
rastlayan bu şenlikler zam anında insanlar bütün işlere ara verir,
birbirlerine arm ağanlar dağıtıp “bona Saturnalia’la r dilerlerdi,
mumlar yakılır, şölen yem ekleri yenirdi. Dahası, efendilerin
kölelerine hizmet etmeleri gibi güzel bir de töre vardı.

Evin idaresi, kapıyı ve ocağı simgeleyen Ianus ve V esta’ya Roma
ve genel olarak yılanın simgelediği Penates, M anes, Lares ve Kültü
G enius’a aitti. Yalnızca bireylerin değil, bütün yörelerin, ku­
ruluların ve tüm Roma halkının bir G enius’u, koruyucu bir ruhu
vardı. Genius loci kavramı, Yunanlılardaki karşılığından daha
doğal ve canlıdır, bu kavram Y unanlılarda az çok mecazi bir
anlam taşırdı. Ev sunuları çoğunlukla bitkiseldi: Süt, fasulye,
pasta, hatta çelenk ve tütsü; devlet kurbanları hayvansaldı: Do­
muz, koyun, sığır, ki bunların üçü de suovetaurilia sözcüğünde
toplanm ıştır (sus, ovis ve taurus). Kurbanları taş veya bronz
bıçaklarla keserlerdi; kaplar hâlâ eski çağlara özgü bir sadelik­
teydi; ateş, tahta çubukları birbirine sürtmek suretiyle yakılırdı.
İlahi yasanın koruyucusu, tanrılarla m ünasebetin en doğrusunu
bilen rahipler (poııtifices) heyetiydi. Kurbanlar, bugünü ve ge­
leceği pratik egem enlik altına alm aya yarayan zanaat tekniğin­
den başka bir şey olmadığı gibi, adak (votum ) teslimatta ödeme

Page 157

1 56 ANTİK YUNAN'IN KÜLT ÜR TARİHİ

yapılan bir alışveriş, vadesiz bir akittir; kuşatm a altındaki
kentten düşman tanrının kovulması, evocatio, bize komik gelen
hukuki bir süreçtir.

Alametlerle ilgili öğretinin kökeni E truria’dır. Bir alamet,
alınacak kararı onaylayabilir ya da uyarıda bulunabilir, alınmış
bir karardan sonra çıkış yolunu gösterebilir, herhangi bir yöne
işaret etm eksizin yainızca “ihtar”da da bulunabilirdi. Kehanette
bulunmak için şimşeklerin biçimi, uzunluğu, yönü, konumu ve
zamanı; kartal, akbaba, karga ve baykuşların ve bazen de bütün
kuşların uçuşu, bunların yanı sıra olağanüstü doğa olayları da
gözlemlenirdi: Güneş ve Ay tutulm aları, gökkuşağı, kuyruklu
yıldızlar, sakat doğumlar, aniden ortaya çıkan arı sürüleri ve
benzeri şeyler. Bütün bunları adam akıllı yorumlamayı yalnızca
Etrüskler biliyordu, bu yüzden im paratorluk dönemine kadar,
augur'Yar -kuşların uçuşuna göre kehanette bulunan rabipler-
olarak onlar tercih edilmiştir. Rom alıların, eğitimde başı çek­
tikleri ve günümüze dek aktarılan bir hukuk pratiğine ve devlet
örgütüne sahip oldukları altın çağlarında bile bu tür şeylere i-
nandıkları kesindir. V oltaire’in papazlara yönelik iğnelemeleri
papazlara bakışı nasıl değiştirmediyse, C ato’nun kesilen kurba­
nın barsaklarına bakarak kehanette bulunan kâhinleri (harus-
pices) küçümseyen sözleri de bir şey değiştirmedi.

Castitas buyruğunun ahlaki hiçbir yanı yoktu; tamamen ra­
hibin, kurbanı adayanın ve kurbanın ritüel temizliğine, yıkama,
sulama ve tütsülem eye dayanırdı. Duada en ufak bir hata, bir
tek kelimenin bile unutulması, elin yanlış bir hareketi, flütün
teklemesi, atların tepmesi veya dizginlerin yere düşürülmesi
kurbanı geçersiz kılardı, zaten bunlar en az otuz kez tekrarla­
nırdı. Ayinlerin baş belası sivri fare idi. Bu farenin sırnaşık sesi
eli kulağında hayırlı alametlerin üzerine gölge düşürürdü. Kili­
se babası Tertullianus, çok sayıdaki katı team ülünden ötürü
“N um a yasası”nı On Em ir’e benzetir. Varro ise mağrur bir e-
dayla, Romalıların tanrılarını başlangıçta sine simulacro yü­
celttiklerini, ibadetlerinin daha arı olduğunu söyler: Onlara
putları ithal edenler halkın yüreğinden tanrı korkusunu söküp
atıp yerine sapık bir öğreti vermiştir. V arro’nun bu yorumu
(kendisi İsa’dan 27 yıl önce ölmüştür), o büyük çağ dönüm ü­
nün ruhunu önceden m uştulam ıştır diyebiliriz. İlk Romalılıların
bir putu bile yoktu.

Page 311

3 1 0 ANTİK YUNANTN KÜLTÜR TARİHİ

Shaw, G eorge B em ard 236 ,251 , 287.
Sheridan, R ichard B rinsley 297.
Sim onides, K eoslu 127.
Sim plikios, 134.
Skopas, 301.
Sm ith, B enjam in 94.
Sokrates, 25, 2 9 ,4 4 , 51, 83, 86, 111,

126, 139, 141, 176, 185, 2 0 8 ,2 2 8 -
229, 232, 235, 237-238, 243, 267,
284-285, 287.

Solon, 40, 92, 94, 96, 107, 111, 125,
182, 229, 287.

Sophokles, 111, 210, 219-222, 244,
248, 249-251.

Sophron, 128.
Sosias, 116.
Spengler, O sw ald 85.
Stateira, II. A rtakserkses’in karısı

259.
Stateira, İskender’in karısı 272.
Stesikhoros, 124.
Stim er, M ax 234.
Strabon, 86 ,143 .

Tacitus, 45.
Talm a, François Joseph 217.
Tarquinius Priscus, R om a’nın 5.

kralı 148.
Tarquinius Superbus, R om a’nın 7. ve

son kralı 148
Tertullianus, kilise babası 156.
Thais, 279.
Thales, 129-130, 141.
Them istokles, A tinalı devlet adam ı

ve kom utan 44, 109, 111, 165-168,
179,212.

Theodorich, Büyük, O strogot kralı
84.

Theognis, 126-127.
Theophrastos (Tyrtam os), 176, 209,

294-295, 297.

Theopom pos, Khioslu 145
Theram enes, 256.
Thom as, Aquinolu 294.
T hrasybulos, M iletos tiranı 104-105.
T hrasybulos, A tinalı kom utan 257.
Thukydides, 45, 164, 176-177, 186,

187, 191, 1 9 9 ,2 3 2 ,2 4 6 ,2 6 0 .
T im anthes, 255.
T im oleon, 259.
T im otheos, 244.
T issaphem es, Sardeis satrapı 191.
Tolstoy, L eo 286.
Treitschke, H einrich von 112.
Tullus Hostilius, R om a’nın 3. kralı

147.
Tyrtaios, 101, 122, 244.

V anderbilt, 96.
V arro, 156-157.
V ergilius, 70, 149.
V em e, Jules 23.
V oltaire, 109, 127, 156,215.

W agner, R ichard 122, 175, 207, 249,
251.

W allenstein, A lbrecht von 69, 86,
176.

VVeber, C ari M aria von 109, 217.
W ilam owitz-M oellendorf, Ulrich von,

8 1 ,2 6 8 .
W inckelm ann, Johann Joachim 51,

8 6 ,1 9 9 ,2 2 2 ,3 0 4 .
W olf, Friedrich A ugust 66.

Y ork von W artenburg, 167.

Z aleukos, 93.
Zenon, Yaşlı 137,141.
Z erdüşt (Zoroaster), 158, 159, 175,

225.
Z euksis, 2 1 7 ,2 5 4 ,2 5 5 , 267.

Page 312

ANTİK YUNAN'İN KÜLTÜR TARİHİ
Egon Friedell

Türkçesi: Necati Aça

Lh gon Friedell'in ölümünden sonra 1950 yılında yayımla-
^ nan bu eseri yayımlandığı günden itibaren okuyucuyu
büyülemeye devam etti. Antik Yunan'ın Kültür Tarihi bu
eşsiz tarih felsefecisinin olgunluk eseridir. Bu kitapla okuyucu
antikçağa daha önce hiç bilmediği kapılardan girecek, hem
eğlenip hem öğrenirken kafasındaki o mermer ve soluk imge­
ler değişecek, "klasik" dünyanın "modern" dünyayla nerelerde
çakıştığını görecek. Friedell edebi, renkli üslubu ve o engin
bilgisiyle hem kültür tarihi meraklılarına hem de yaşamın
geçmiş ve gelecek olduğunu bilenlere etkileyici bir insanlık
destanı sunuyor.

Similer Documents