Download Abdalan-i Rum- Hasim Sahin_tez PDF

TitleAbdalan-i Rum- Hasim Sahin_tez
File Size1.1 MB
Total Pages158
Document Text Contents
Page 79

II. 7. KARACA AHMED


Osmanlı Devleti’nin kuruluş döneminde etkili olan Rum Abdalları arasında Karaca Ahmed

Sultan’dan da söz etmek gerekir. Karaca Ahmed, Orhan Gazi döneminde yaşamıştır. (Mustafa

Âli, V, : 62) Karaca Ahmed diyar-ı acemden olup başlangıçta zevk ve sefa ile dolu bir hayat

sürerken, bir vesileyle ilahi hikmete erişmiş ve Anadolu’ya gelerek (Mecdi, 1989: 33;

Taşköprüzâde, 1405: 281) Geyve Akhisar’ına gelerek fethine iştirak etmiş, fetihten sonra da

buraya yerleşmiştir. (Baldırzâde, 2000: 281) M. Yaman, Karaca Ahmed’in Anadolu’ya

Anadolu Selçuklu Devleti’nin son zamanlarında Moğol İstilasından kaçarak gelen Türkmen

şeyhlerinden olduğunu ifade etmektedir. (Yaman, 1974: 73)



Karaca Ahmed, Hoca Ahmed Yesevi kimliğini bünyesinde her yönüyle yaşatan şahsiyetlerden

birisi olması itibarıyla konumuz açısından büyük önem taşır. Asıl adı Haydar olan Karaca

Ahmed’e bu unvanın verilmesi Hoca Ahmed Yesevi ile özdeşleştirilmesinden ileri

gelmektedir. (Hasluck, 1928:65) Annesinin adı Sultan Ana, kardeşinin adı da Kadıncık

Ana’dır. Fakat, mürşidlik vazifesi görenlerin eş ve anneleri genellikle Sultan Ana, Ana Bacı,

Ana Bacı Sultan olarak adlandırıldıklarından (Noyan, 1998: 274) sözü geçen isimlerin doğru

olduğu hususunda kesin yargı belirtmenin yanlış olacağı kanaatindeyiz.



Karaca Ahmed, Horasan’dan Anadolu’ya gelen Rum Abdallarının öncüsü durumundadır.

Bedri Noyan, Karaca Ahmed’in Anadolu’da ilk önce Manisa’ya geldiği bilinmektedir.

(Noyan, 1999: 274) Manisa’da Saruhan Oğullarının hüküm sürdüğü devirde, 1371 tarihli bir

vakfiye kaydından babasının adının Süleyman-ı Horasani olduğu anlaşılmaktadır. (Yaman,

1974: 74) Karaca Ahmed’in bir süre sonra Hacı Bektaş Veli’nin yanına giderek ondan ders

ve icazet aldığı belirtilmekte (Noyan, 1999: 274; Yaman, 1974: 81) ise de bu hadiselerin

doğruluğu şüphelidir. Ancak, Karaca Ahmed’in Bektaşilik Tarikatında önemli bir yere sahip

olduğu ve ulular statüsüne konduğu da gerçektir. Karaca Ahmed’in Bektaşiliğe intisabı ve

daha sonra en tanınanlarından birisi olması bize göre, Hacı Bektaş’tan ziyade Abdal Musa ile

alakalı olmalıdır. Çünkü, ilgili kısımda belirttiğimiz üzere, Abdal Musa bu dönemde yoğun

bir şekilde Bektaşilik propagandası yapıyordu. Muhtemelen Karaca Ahmed ile de Hacı Bektaş

Ocağının postnişini olması sıfatıyla görüşmüş olmalıdır. Konuya kronolojik olarak

yaklaşıldığında da bu olasılığın daha da kuvvetlendiği görülecektir.

Page 80

Mustafa Âli, Karaca Ahmed’i Rum Abdallarının Kutb-ı nâmdarı olarak nitelemekte ve

Sivrihisar’daki Seyyid Nureddin adındaki bir şeyhten ders aldığını belirtir. (Mustafa Âli, V, :

55) Karaca Ahmed, hayatının büyük bölümünü Anadolu’nun çeşitli bölgelerini dolaşarak

geçirmiş, akıncılarla birlikte savaşlara katılmış, kahramanlıklar göstermiştir. (Noyan, 1998:

274) Anadolu’nun pek çok yerini dolaştıktan sonra muhtemelen Akhisar’a geri dönmüş

olmalıdır. Mezarı Akhisar’da kendi adıyla anılan köyde bulunmaktadır. (Mecdi, 1989: 33)



Karaca Ahmed Sultan, Orhan Gazi döneminde halkla iç içe yaşayan, onların sorunlarıyla

ilgilenip çözüm üretmeye çalışan bir heteredoks derviş olarak bilinir. Kendisine Bektaşilerce

çok saygı duyulmakta ve ismi Bektaşi silsilesinde yer almaktadır. Kendisi, Orhan Gazi

döneminde Üsküdar bölgesine yerleşmiş olup bölgeyi Türk nüfusuyla şenlendirmeye

çalışıyordu. (Yaman, 1974: 86)



Karaca Ahmed’in öneminin ölçüsü türbelerinin çokluğuyla değerlendirilmelidir. Onun,

İstanbul, Manisa, Aydın, Sivrihisar’dakiler de dahil olmak üzere toplam yedi tane türbesinin

varlığından söz edilir. İstanbul’da Kadıköy’den Kısıklı’ya giden yolun dönemecinde kendi

adıyla anılan durağın biraz ilerisinde bir türbesi vardır. (Noyan, 1998: 273) Gülfem Hatun

tarafından yaptırılan türbede sancak, deve yününden dokunmuş hırka ve çok sayıda tespih

bulunmaktadır. (Yaman, 1974: 94) Ayrıca, Üsküdar’daki türbenin yanında Karaca Ahmed’in

Horasan’da binerek Anadolu’ya geldiğine inanılan atının bulunduğu bir mezar daha vardır.

(a.g.e.: 101) Manisa’da üç farklı yerde makamı vardır. Bu makamlar Akhisar Karaköy’de,

Eşme- Karaca Ahmet ve Manisa Horoz köylerinde yer almaktadır. Ayrıca İstanbul’daki

meşhur Karaca Ahmed mezarlığı da onun adına izafe edilmiştir. (Yaman, 1974: 92-116)

Afyon’un Karaca Ahmed Köyünde de bir türbesi bulunmaktadır.



Karaca Ahmed Sultan için, Saruhan Oğullarının son sultanı İshak Çelebi tarafından Gökçe

Ağaç adındaki iki kıta arazi tekkenin giderlerine harcanmak üzere vakfedilmiştir. (Noyan.

1998: 273)



Karaca Ahmed Sultan’ın etkisi günümüze kadar tüm yoğunluğuyla devam etmiştir. Karaca

Ahmed Sultan’ın sağlığında ruh hastalarını tedavi eden bir doktor olduğu inancıyla

günümüzde de onun türbelerinde bir takım hasta tedavileri yapılmaktadır. Bedri Noyan’ın

naklettiğine göre, bugün Karaca Ahmed Türbesinde tedavi şu şekilde yapılmaktadır: Oraya

getirilen hasta bir tomruğa bağlanarak geceyi orada geçirir. Sabah erkenden iki kadın gelip

Similer Documents